30 Haziran 2008 Pazartesi

& ------- ( @ G ü n a y d ı N @ ) ------- &


Yürürken o bakışını bırakma,
kasketin gibi kendine ekle onu.
Dağılan bir kuş kanadı gibi
sarsın alnının arkasını.
Patikalarda büyüyen hışırtılar gibi
yüreğinde büyüt onu.
Ayın savurduğu sessizlik gibi
içine savur onu.
Tut elinden o bakışını.
Çeşmeye götür,
su içir ona.
Çıkınını aç,
peynir ver ona.
Dağlara taşı,
rüzgarı göster ona.
Yaşarken o bakışını bırakma.
Yılların hazinesi gibi
öfkenin sandığında sakla onu.


Bakış / Ülkü Tamer



günaydın arkadaşlar,
kıpkırmızı kalplerle merhaba demek istedim bugün.
kırmızı zaten renk olarak sıcak bir de hava sıcak olunca yanmamanız mümkün değil:))
şaka bir yana cidden havalar inanılmaz sıcak seyrediyor.
valla memleketim bile yanıp kavruluyorsa, sabah ve akşamlarında birazcık bile esmiyorsa cidden ısı patlaması var diyebilirim..
güneydekileri, egedekileri düşünemiyorum.nefes dahi alamıyorlardır herhalde:(
ne diyim allah sabır versin hepimize ve kolaylık tabiki.
ve ve veee suyumuzu eksik etmesin..hem içimizi hem dışımızı serinletiyor değil mi:))
neyse bu kadar gevezelik yeter sanırım.
hepinizin günü buz gibi karpuz tadında hoş,
yanında yenilen peynir lezzetinde güzel,
hamakta uyumanın verdiği haz kadar keyifle geçsin emii:))
sevgimle kalın, sağlıkla nefes alın!
nurdan özcan / 28.06.2008



SAĞLIKLI UYUMANIN 10 YOLU

Yatmadan önce perdeleri veya panjurları yarım açık duruma getirin. Böylece sabahın erken saatlerinden itibaren güneş ışınları odanızı dolduracak ve bu doğal ışınlar beyninize sinyal göndererek melatonin ve adrenalin hormonlarının salgısını tetikleyecek. Bu sayede alarmınız çalmaya başladığında, fiziksel olarak zaten kalkmaya hazır ve yarı dinç bir halde olacaksınız. Tabii ki erken yatarsanız bu süreci çok daha sağlıklı bir hale sokabilirsiniz.

ALARMI 15 DAKİKA ERKENE KURUN
Saatinizin alarmını, kalkmanız gereken süreden 15 dakika daha erkene kurmanın yararları gerçekten büyük. Bu sayede hızla yataktan kalkıp, evden çıkmanız için ayırmış olduğunuz minimum süreyi bir telaş içerisinde geçirmek zorunda kalmazsınız. Yataktan daha rahat ve sakin hareketlerle kalkar, güne daha huzurlu bir başlangıç yapabilirsiniz. Yatakta uyanık halde geçireceğiniz birkaç fazladan dakika sayesinde, hem fiziksel hem de ruhsal olarak kendinizi yeni başlayan güne daha iyi adapte edeceksiniz.

GÜNEŞE ULAŞIN
Genelde filmlerde gördüğümüz bir sahne vardır. Pencere önünde yukarıya doğru gerinerek güneşe ulaşmaya çalışmak… Her ne kadar meşhur bir film klasiği de olsa, bu hareketin yararı çok büyüktür. Sadece 15 saniyenizi harcayarak açık pencere önünde kollarınızı yukarıya kaldırarak gerinin. Ayak parmaklarınızı ve dirseklerinizi açıp kapayarak vücudunuzdaki kan dolaşımını hızlandırın. Hem temiz ve taze havayı solumuş olacak, hem de güne fiziksel olarak çok iyi bir başlangıç yapmış olacaksınız.

GÜNLÜK VİTAMİN ALIN
Günlük olarak alacağınız vitaminler gerçekten işe yarar. Vitamin tabletlerinizi, uyanınca görebileceğiniz bir yere, mesela komidinin üstüne koyarsanız, unutma şansınızı çok daha aza indirmiş olur.

KARARLARI SABAHA BIRAKMAYIN
Gerçekten rahat bir sabah geçirmek istiyorsanız, çok basit kararları bile geceden almalısınız. Ne giyeceğiniz, kahvaltıda ne yiyeceğiniz, işe hangi araçla ve hangi yoldan gideceğiniz gibi kararları akşamdan almak, sabah sizi stresten daha uzak yapacaktır. Buna ilave olarak, sabah ritüeli takıntınızdan vazgeçin. Her sabah kahvaltınızı evde yapmak zorunda değilsiniz, nadiren de olsa yapacağınız ufak değişiklikler, sıkıcı sabah ritüellerine renk katabilir.

KAHVE KOKUSUNUN CAZİBESİ
Gerçekten alabileceğiniz en iyi kahveyi satın alın. Taze çekirdekli olanlar listenin başında olabilir. Zaman ayarlı kahve makinelarından kullanırsanız, sabah ayarlayacağınız saatte nefis bir taze kahve kokusu ile uyanabilirsiniz. Kulağa hoş geliyor değil mi? Güçlü kahve kokusu sizi yataktan bir an önce kalkmaya zorlayacak ve kendinize getirecektir. Eğer ki gün içerisinde kesinlikle kahve içeceksiniz, bunu yapmanın en iyi zamanı sabah saatleridir.

DİLİNİZİ FIRÇALAYIN
Ağzımızın gece boyunca yaklaşık 300 bakteriye ev sahipliği yaptığını biliyor musunuz? Sabah oluşan kötü kokudan kurtulmak, güne güzel bir başlangıç yapmak için iyi adımlardan bir tanesidir. Dişlerinizi fırçalarken 1 dakikanızı dilinize ayırın ve yavaşça dilinizi fırçalayın.

AZ MİKTARDA ŞEKER
Sabahları tüketeceğiniz çok az miktardaki şeker yararlı olabilir. Virginya Üniversitesi uzmanlarının yaptığı bir araştırmaya göre, kahvaltıda az miktar şeker alanların hafızalarının, almayanlara oranla daha güçlü olduğu ortaya kondu. Miktarı abartmayın, küçük bir çay kaşığı kadar şeker almanız yeterli.

TAKVİMİN ÖNEMİ
Mutfağınıza büyük bir takvim koyun. Dün geceden, bugün için yazmış olduğunuz aktiviteleri ve yapılacak işleri, kahvenizi yudumlarken okuyun. Bu hem sizi stresden kurtaracak, hem de kapıdan daha rahat ve huzurlu çıkmanızı sağlayacaktır.

SEVGİNİN GÜCÜ
Sabahları evde bulunan sevdiklerinizi öpün. Bu, evin güzel bir köpeği veya şirin kedisi de olabilir. Ünlü terapi uzmanlarına göre sevgi ve aşkın paylaşımı sayesinde, stres ve ona bağlı sıkıntılar hafifliyor, zihne sakinlik ve huzur geliyor. Böylece güne çok daha iyi başlamış oluyorsunuz.




Uyku üzerine araştırma ve analizler yapan uzmanlara göre, 6 ortak uyku pozisyonu ile farklı kişiliklerle ilişkili.

Yatış pozisyonu uykuya dalma ve sağlıklı uyku üzerinde oldukça etkili. İşte uyurken yatış pozisyonunuzun anlamları..

Fetus / cenin yatışı:
Cenin şeklinde yani anne karnındaymış gibi kıvrılarak yatmak, dışa dönük ancak duygusal, hassas bir kalbe sahip olduğunuzu gösteriyor. Bu tür kişiler birisiyle ilk buluşmalarında utangaç olabilir ancak kısa sürede rahatlarlar. Araştırmalarda 1000 kişiden % 41'i bu şekilde uyuduğu belirlenmiş. Kadınların erkeklerden 2 kat daha fazla bu poziyonda uyuduğu da tespit edilen diğer bir bulgu..

Kollar yanda dik yatış:
Çoğu kişi kollarını her iki tarafa sarkıtıp dik şekilde uyuyamaz. Bu şekilde uyuyunlar rahat, kalabalığa alışkın, yabancılara güvenen, sosyal insanlardır... Buna rağmen, bazen kolay aldanabilirler..

Yaşlı duruşunda yatış:
Her iki kolunu kıvırarak ellerini yastığın yanına veya omuz hizasına koyan kişiler doğal insanlardır. Şüpheci, kuşkucu, iyiliğe şüpheyle bakan özellikler taşıyabilirler. Düşünceleri nizde yardımcı olurlar. Genellikle ilgi odağı olmaktan hoşlanmazlar.

Hangi pozisyon sağlıklı?
Sağlık açısından yüzü koyun yatmak sindirimi durdurur, deniz yıldızı ve asker pozisyonlarında horlama ile sıkça karşılaşılır, kötü uyunmasına neden olur. Midenin baskılanmadığı, kolay nefes alınan düz bir yatış gece boyunca sağlıklıdır.

Rahat uyku sağlar, horlamayı azaltır. Uyuyan kişiler nasıl yattığının farkında olmadığı için, bu şekilde yattıklarında bile çok iyi yku uyumaları her zaman mümkün olmayabilir. Bu tür araştırmalarda ayrıca, çoğu insanın uyku pozisyonunu değiştirmekten hoşlanmadığını da ortaya koyuyor. Buna göre insanların sadece % 5'i her gece farklı bir pozisyonda uyuduğunu belirtiyor.



Bize sevmesini ogretmediler sevgili,

Bize sevmesini ogretmediler sevgili, bize hep sevgiyi saklamasini ogrettiler.
Hep bekletmeyi...hep ertelemeyi...
Bu yuzden biz kiminle birlikteysek bir digerini ama hep uzakta olani ozledik,
hic dinmedi doyumsuzlugumuz, biz hep uzaktakini sevdik sevgili...
Yanimizdakini degil, odamizin duvarinin arkasindakini degil,
birseyler paylastigimizi degil, uzaklardakini, ulasamadigimiz kadar uzaklardakini sevdik...
Yanimizdakileri kirip gecirdik, incitip uzduk de,
hep ulasamadiklarimiza sakladik soyleyemedigimiz o guzel sozleri...
Ozledigimiz sevgiden delice korktuk biz sevgili.
Sevmek bizim icin sinirlarimizdan hic cikmamakti.
Kendi sinirlarimizda sevmek hep kapana kisilmakti.
Bu korku yuzunden hep karsimizdaki insanlarin sevgisini eksIk bulduk,
kucumsedik onlarin sevgisini, yeni heyecanlar arama istegi vardi.
Bir kiside takili kalmak ne kadar basit diyorduk. Gozumuz hep ucan kuslardaydi.
Yuksek daglarin en tepesinden bakiyorduk insanlara biz.
Sorun bizdeydi sevgili. Sevgiye inancsiz olan bizdik...
Bir insan bizi sevmeye basladiginda, yenildiginde sevgimize ondan uzaklasir,
nasil da tiksinirdik sevgilerinden biz.
Ama bizden biraz uzaklasmaya gorsunler onlari yana yakila nasil da arardik.
Cunku biz sevilmeye alismistik, hatirlasana nasil da ihtiyac duyardik seslerine, kokularina.
Kaybolmustuk dagittigimiz sevgilerde. Kim bizi seviyordu, biz kimi seviyorduk.
Sinirlar erir, karisirdi hersey.
Oksuz sahipsiz bir sevgimiz vardi ama onu kime verecegimizi sasirdik.
Inanirlardi bize,inanirlardi o oksuz, sahipsiz, basibos sevgimize.
Cunku cevremizdeki herkes o kadar hasretti ki sevgiye...
Cunku onlar da bizim gibi sinirlar icinde buyumuslerdi.
Acilamiyorlardi, kendilerini taniyamadan cikamazlardi, sinirdan izinsiz cikis yoktu bize,
sevgiye gecit yoktu.
Kac zamandir kendimizi kandirdik sevgili.
Kimi sevenler sarkilarda yasatir sevdigini,kimi eski cuzdanindaki eski soluk bir resimde,
kimi ise hayallerle susledigi sinirli dunyasinda anlatacak cok seyleri yoktur.
Cok olan sadece cektikleri acilardir sinirli dunyalarinda.
Bunu bilirler sevgili,ama kiramazlar zincirleri.
Aski,sevmeyi,sevilmeyi kendimizi adamayi o kadar cok ozlemisken,
Kendimden biliyorum, gozumuzde hayatimizin zerre kadar onemi yoktu.
Gerektiginde hayatimizi hice sayacak kadar kahraman
ama bir o kadar da yalanci ve riyakardik sevgili.
Patlayici bir madde gibi tasirdik sevgileri.
Kaygi dolu,urkuntu dolu bir sir gibi tasirdik sevgileri.
Okudugumuz yoksulluk romanlarinda, gozyaslariyla seyrettigimiz filmlerde anlatilan,
kahramanlarin hayatlarindan daha berbatti hayatimiz aslinda.
Ama kendimize duymadigimiz sefkati onlara duyardik...
Birbirimize ne kadar ne kadar uzuldugumuzu gosteremedigimizden,
birbirimizin derdine yeterince egilemedigimiz icin bu filmlerdeki kahramanlarin,
hayatlarina aglardik doyasiya....
Aslinda birbirimizi cok sevmek istiyorduk,
ama nedense cok utaniyorduk bundan ve hep erteliyorduk.
Yururken sokakta karanliklar eslik ederdi yalnizligimiza.
Sokagin sonunda o gokyuzunun yalanciligi bizi de vururdu kaybolan o sahipsiz asklarida...
Biliyormusun bugune kadar hep seviyormusum gibi yaptim ben.
Aslinda onlari tanimiyordum ben, ama yinede ihtiyacim vardi sevgilerine.
Bagislasinlar beni ve unutmasinlar, onlar adina onlardan daha cok aci cektim ben...
Bir tek seni taniyorum aslinda ben... Bir tek seni... Dinliyorum anlat hadi...
Demek sonsuza dek kaciyormus insan kendisinden...

(kaynak bilinmiyor)

Hiç yorum yok: