30 Haziran 2008 Pazartesi

Siz Bu Ekonomik Tercihlerden Memnun Musunuz Gerçekten?

Liberal iktisadın kitabını yazanlar hemen en girişte ekonominin sozsuz ihtiyaçlar karşısında kıt kaynaklarla yapılan tercihin bilimi olduğu söyler. Yani elinizdekini avucunuzdakini aklınıza gelen her ihtiyacınızı değil, yettiği kadarıyla bazı ihtiyaçlarınızı karşılamak için kullanacaksınız.

Siyasal iktidarlar herkesin ve her kesimin tüm ihtiyaçlarını birden karşılayamayacaklarından, bazı tercihlerde bulunarak bütçe oluştururlar ve harcarlar. İktidarın bu tercihleri gündelik hayatımızı etkilemekle kalmaz, hayatımızın ta kendisi oluverir. Elbette rastlantısal olgular, kendi tercihlerimiz gibi başka etkenler de hayatımızı şekillendirir, ama hiç biri iktidarın tercihleri kadar belirleyici değildir.

Peki nedir bu tercihler?

Sözgelimi bir siyasal iktidar bütçesindeki açığı halkın sıkça kullandığı ve fiyatı ne olursa olsun tüketmek zorunda olduğu mal ve hizmetlere zam yapmak yerine, devlet mallarını bedelsiz olarak işgal edenlerden en azından bedelinin yarısını alarak kapatmaya çalışabilir. Böyle bir durumda ülkedeki tüm vatandaşların refah düzeyi bir miktar artarken, yasadışı yollardan halkın ortak malı olan varlıkların yağmalanmasının da önüne geçilmiş olur.

Elbette bunun tam tersi seçenekler de sözkonusu. Örneğin maliyetleri öne sürüp, dargelirlinin harcamaları içinde önemli bir orana sahip olan elektrik, doğalgaz gibi mal ve hizmetlere %50'ye varan zamlar yapmak böylesine bir tercih. Üstelik ücretlinin dargelirlinin geliri %2 gibi bir artışla sınırlanmışken. Aynı anda devlet topraklarını, arsalarını yıllardır bedelsiz olarak kullanan, yıllardır kira ödemeden kullanan, bunları yasadışı şekilde işgal edenlere ise bu yaptıklarına karşılık ödül vermek.

Elektriğe %45 zam yapıp aynı anda devletin mallarını işgal edenlerden bunun karşılığını almaya çalışmak başka bir siyasal-ekonomik tercihtir, %45 zam yapıp aynı anda devlet mallarını yağmalamanın aracı olmak başka bir tercih.

Petrol fiyatları dünyanın her tarafında yükseliyor, dolayısıyla pompa fiyatları dünyanın her tarafında artıyor. Dünyanın petrol üretemeyen bütün ülkelerine göre daha yüksek fiyata benzin satıyorsanız, üstelik bunu yaparken koyduğunuz verginin bile vergisini vatandaştan alıyorsanız, yaptığınız siyasal-ekonomik tercih diğer olaylara nasıl yaklaştığına göre değişir elbette. Madem ki ülkenin paraya ihtiyacı var, bunu sağlamak için benzine fahiş vergiler uyguluyorsun, o halde devletin gelirini arttırmak için diğer yollara da başvurursun. Örneğin kayıtdışı ekonomiyi kayıt alltına almak için uğraşırsın, devleti soyanlarla yağmalayanlarla ortakmış gibi davranmazsın. Ya da davranırsın, bu da başka bir tercihtir.

bu tercihler aynı zamanda siyasal iktidarın halka bakış açısını da net bir şekilde ortaya koyar.

Siyasal iktidarı, "hangi parti yapmadı ki, bu parti yapınca eleştiriyorsun" tarzından cümlelerle savunmak ise, her devirde bu tarz ekonomik tercihlerden memnun olunduğunu ortaya koyar.

Ben bu siyasal iktidarın da, bundan öncekinin de, daha öncekinin de, daha öncekinin de siyasal-ekonomik tercihlerinden memnun değilim. Partilerin adı, yöneticileri vs. birşeyleri değişse de, hep aynı tercihlerde bulunuldu çünkü. Birileri haksız yere zengin olurken, sıradan vatandaşa düşen hep kemer sıkma politikası oldu?

Birileri yemekten mide fesadı geçirirken sizin payınıza hep kemer sıkma politikasının düşmesinden memnun musunuz gerçekten?

Ve sizi asla ve asla doğrudan etkilemeyen konu başlıklarında süren iktidar mücadeleri uğruna bu tercihleri içinize sindirmeye bir itirazınız yok mu?

Hiç yorum yok: