7 Temmuz 2008 Pazartesi

Türkiye Cumhuriyeti Devleti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir.
Patogonya devleti gibi, bir devlet değildir. Herkes veya her hükümet kendi hukukunu yapamaz.
İşine geldiği gibi savcılara iddianamelerde isim ekletemez. Savcıları kendi emrindeki odacılar gibi kullanamaz.Çünkü onlar Cumhuriyet Savcıları'dır.
Bu devletin hukuku herkese ve hatta en çok ta AKP ye yarın ve ondan sonra ki günler lazım olacaktır.
Kapatılacaklarına inanıp, gider ayak böyle oyunlara girip, devletin çivilerini çıkarmaya teşebbüs etmemek lazım.
Her ne yaparlarsa yapsınlar, radikal dinciler de dahil olmak üzere, TÜRK HALKI ordusunu sever, toz kondurmaz ve siyasilerin bu ayak oyunlarına kanmaz.
Türk Halkı bilir ki, eğer bu ülkede babalarının adlarını bilerek özgürce yaşıyorsa bunu, ATATÜRK'e ve TÜRK ORDUSUNA borçludur.
Keşke Bosna Hersek'te de bir lider çıksaydı ve orduları kuvvetli olsaydı da, babaların kim olduğunu bilmeyen bir sürü çocuk olmasaydı.


Bu gün Türkiye bir şok yaşadı.

1. Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanını,
2. Emekli olduktan sonra açık açık bu hükümeti ve yabancı ülkelere verilen tavizleri, yabancılara yapılan satışları, onursuz dış siyaseti eleştirenini,
3. ATO Başkanı olmasına rağmen, hükümetin sakladıklarını veya çarpıttıklarını TV kanallarından açık açık söyleyeni,
4. Atatürk'ün düşüncelerini savunanları
5. Hükümeti açık açık eleştiren bilim adamlarını, gazetecileri ve televizyon yorumcularını,
6. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez iki emekli orgenerali,
7. Rütbesi ne olursa olsun, yeter ki subay-astsubay olsun dedikleri, eski askerleri
göz altına aldırmışlardır.Çünkü ;


1. TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİNDE İLK DEFA BİR GAZETE HODRİ MEYDAN DEDİĞİ GÜN BU HADİSELER OLMUŞTUR.
2. ANAYASA MAHKEMESİNDE CUMHURİYET BAŞ SAVCISININ İDDİASINI SÖZLÜ OLARAK AÇIKLAYACAĞI GÜN OLMUŞTUR.
3. RADİKAL DİNCİLERİN MADIMAK OTELİNDE ADAM YAKTIKLARI GÜN OLMUŞTUR.
4. GENELKURMAYIN AÇIKLAMA YAPMASININ ARKASINDAN OLMUŞTUR.

TÜRKİYE, DAHA BİR ÇOK, İYİ OLMAYAN OLAYA GEBEDİR.
DARBE GÜNLÜĞÜ DEYİP ESKİ VEYA YENİ KUVVET KOMUTANLARINI DA, GENELKURBAŞKANLARINI DA GÖZ ALTINA ALDIRABİLİRLER.

AMA NE YAPARLAR SA YAPSINLAR, TÜRK ORDUSUNU KARALAYAMAZLAR.

AMA NE YAPARLAR SA YAPSINLAR, DİBE VURDURDUKLARI EKONOMİNİN SEBEBİ OLARAK BAŞKALARINI GÖSTEREMEZLER.

BİR İNSAN BİR KERE HATA YAPARSA, "TECRÜBE KAZANIR",
AYNI HATAYI İKİNCE KEZ YAPIYORSA "APTALDIR",
AMAN DİKKAT ÜÇÜNCÜ KERE OLURSA ".............DIR"

ATAM DİYOR Kİ;
"Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Bunlara söylenecek bir ata sözü var. "Eceli gelmiş köpek, cami duvarına işer"


Saygılarımla,

Hiç yorum yok: